
2025’e Buruk Veda, 2026’ya Umutla Başlangıç !
Kripto piyasaları adına son derece hareketli bir seneyi geride bırakıyoruz. Fiyat dalgalanmalarının, rekor seviyelerin, makro belirsizliklerin ve regülatif tarafta yüksek entegrasyonun yaşandığı ve birçok duyguyu bir arada yaşatan kripto piyasaları; 2026 yılını beklerken büyük bir heyecan yaratıyor. Son dönemde içinde bulunduğumuz düşüş trendini gözlemlerken bir yandan da ABD tarafında yaşanan adaptosyon gelişmeleri, makro belirsizliklerin sebep olduğu endişe durumu ve sene içerisinde tam üç defa yenilediğimiz ATH (rekor) seviyelerini de göz ardı etmememiz gerekir. Bu eksende beklenen yıl sonu tahminlerinin gerçekleşmediğini belirtsek de 2026 yılının piyasalar adına daha olumlu gelişmeler yaşatabileceğini beklediğimizi söylemeliyiz.
Makroekonomik Tablo Bizi Nereye Götürür ?
Seneye başlarken Trump Hükümetinin seçilmesi ABD politikaları ve kripto piyasaları adına oldukça fırtınalı bir süreç yaratmıştı. Trump’ın yüksek kripto desteği ve regülatif adımları bizi kurumsal tarafta hiç olmadığı kadar güçlendirirken, diğer yandan gümrük tarifeleri süreciyle başlayan “Ticaret Savaşları” gündemi ise endişe ortamını körükleyip piyasalara ciddi zarar vermişti. Bunun yanı sıra ABD Başkanı Trump’ın kendi token’ı olan “Trump Token” ı piyasaya sürmesi ve hemen arkasından eşine “Melanie Token” oluşturması ise ABD kongresi adına büyük bir tehlike olarak kabul edildi ve piyasalar adına da bir çıkar sağlama aracı olarak görülmesi sebebiyle Trump’ın desteği de spekülatif bir ortama kucak açmış oldu. Bu sebeple ABD’nin kripto yasa tasarılarından birçoğunun ilerleyişi de biraz yavaşlamış oldu.
Diğer yandan Trump Hükümetinin son derece yüksek bir kripto desteğinin süreceğini söyleyebiliriz. Hazine Bakanı Scott Bessent’ın da birçok kez dile getirdiği gibi hükümetin ajandasının en önemli maddelerinden biri “ABD’yi Kriptonun Merkezi Yapmak”. Bu söylemlerin arkası ise ciddi adımlarla dolduruldu. SEC Eski Başkanı Gary Gansler döneminde XRP gibi şirketlere açılan davalar, kripto projeleri üzerine yaratılan baskılar ve kurumsal tarafın momentumu yavaşlatma çabaları son buldu ve Trump, SEC Başkanı olarak kripto dostu biri olan Paul Atkins’i atadı. Bu hamle sonrasında bütün kripto odaklı regülasyonlar hız kazanırken yıllar süren XRP davası da piyasalara olumlu olacak şekilde sonuçlandı. Adeta önümüzde bulunan en önemli bariyerlerden biri kalkmış olurken, hız kesmeden diğer finansal kurumların bürokrasi yönetimlerinde de benzer değişiklikler meydana geldi. CFTC (Emtia Denetleme Kurulu) nun başına getirilen Michael Selig ve Trump’ın danışmanı ve “Crypto Czar” olarak bilinen David Sacks’in yönetim süreçlerine dahil olmasıyla birlikte finansal yönetimin çoğunun kripto dostu bir yönetim haline getirildiğini ve getirileceğini söylemek mümkün. Bütün yönetimin kripto dostu olduğunu söylemeye ise çok az kaldı ve bunun için de gözler Mayıs ayında. Önümüzdeki belki de son bariyerin ismi ise: FED (ABD Merkez Bankası)
Güncel FED Yönetimi İçin Son 6 Ay !
Bu sene için en belirleyici adımları atan ve piyasaları en derinden etkileyen hareketlerin altında ise sıklıkla FED Başkanı Powell ve açıklamaları vardı. Trump hükümetinin gelişiyle beraber, FED ve hükümet gerginliği hiç bitmedi. Trump Powell’ı siyasi davranmakla ve ABD’nin önüne “taş koymakla” suçladı, diğer yandan ise Powell bağımsız davrandıklarını kontrollü ve sorumlu hareket etmeleri gerektiğini belirterek; enflasyon problemleri konusunda da hükümetin politikalarının sonucu olduğunu sıklıkla dile getirdi. Trump’ın hakarete varacak kadar yüksek oktanlı konuşmaları ve Powell kovulacak mı sorularına rağmen FED yönetimi süreci geri adım atmayarak götürdü. Fakat, Mayıs ayında görev süresi bitecek olan Powell’ın yerine yeni aday tartışmaları da başlamış oldu. Bu tartışmalara ise Trump, faiz indiriminden yana bizim gibi düşünmeyen biri asla seçilmeyecek diyerek, gelecek dönem faiz politikaları konusunda da kendi yolunu belirlemiş oldu. Kevin Hasset ismi yeni Fed Başkanı olmak üzere oldukça yüksek bir ihtimalle kulislerde konuşuyor olsa da, Trump bu ismi bir süre daha gizli tutacağa ve nabız yoklayacağa benziyor. Kasım ayında gerçekleşecek olan ABD ara seçimlerinde ise sıklıkla düşük faiz politikası propagandası yapılması beklenirken, seçilecek FED Başkanı ve açıklamalarının da seçimde etken olması bekleniyor.
FED Başkanı Powell’ın son dönemde sıklıkla dile getirdiği parasal daralma sürecinin sona erdiği gelişmesi akıllarda ciddi bir likiditenin de piyasaya gireceği fikrini oluşturuyor. Bir diğer yandan yakın zamanda regülatif tarafta gerçekleşen tarihi adımla birlikte ABD’de emeklilik fonlarında da kripto yatırımlarının önünün açılması piyasaya girebilme potansiyeli yüksek trilyonlarca doların olduğu gerçeği büyük heyecan yaratıyor. ABD’nin faiz indirimi politikasının özellikle de Mayıs ayından sonra devam etmesi beklenirken, bu gelişmenin kripto piyasaları gibi riskli varlıklar sektörlerine de olumlu yansıyabileceğini söylemek mümkün.
Enflasyon – Durgunluk ve Jeopolitika
ABD’nin %2 olarak beklenen enflasyon beklentilerinin hala devam ettiğini belirtmemiz gerekirse işsizlik verilerindeki sallantı, bu sene FED’in faiz indiriminin başlıca sebebi olarak açıklandı. Bu konuda enflasyondaki hızlanmanın durduğu gözlemlenirken yeni seneye girerken işsizlik verileri hükümet kapanması sebebiyle sağlıklı belirlenememişti. Bu ay açıklanacak verilerin ise Mayıs ayına kadar yürütülecek olan para politikalarını nasıl belirleyeceği de merak konusu. 2026’ya girerken önümüzdeki risklerin başını jeopolitik gerginlikler çekiyor. Uzun zamandır ABD-Venezuela arasında yaşanan gerginlik ve Trump’ın Venezuela’ya düzenleyebileceğini belirttiği kara harekatı bir gerginliğin yükselmiş olduğunu gözler önüne seriyor. Tam olarak buradaki gerginlik ise başka bir gerginliği tetikliyor. Petrol konusunda Venezuela’dan yüksek hacimde alımda bulunan Çin Devleti, ABD’nin bu gerginliği tırmandırmasıyla birlikte gözlirini uzun zamandır hedefte bulundurduğu Tayvan’a çevirmiş durumda. Bu perspektifte ABD ise 11 milyar dolarlık Tayvan’a rekor boyutta gerçekleştirmiş olduğu silah ve teçhizat satışıyla tarafını belli ediyor. Bu iki bölgede yaşanacak silahlı gerginlik ise piyasaları oldukça kötü etkileyebilir ve dolayısıyla bu gerginliklerin ve makro belirsizliklerin yanaşabileceği bir “güvenli liman” rotasının belirlenmesi gerekti.
Güvenli Liman Yolu Değişti
Uzun süredir güvenli liman olarak belirlenmiş olan ABD tahvilleri ise faizlerin düşmesiyle birlikte talebin artmasına rağmen stratejik olarak emtialara geçişi hızlandırdı. Altın ve gümüş tarafında tarihi yükselişler sonrasında rekor fiyatlar görülmüş oldu. Gümüş 30 yılın en yüksek hareketlerini gerçekleştirirken, altın da son derece kritik yükselişlere sahne olarak %75 seviyelerinde çarpıcı bir hareket oluşturmuş oldu. Bu gelişmelerin ışığında ise yeni senenin emtialar senesi olma ihtimali de gözden geçiriliyor.
ETF ve Kurumsal Akışlar Hızlandı
Geçtiğimiz sene gelen ETF sonrasında milyarlarca dolar (çoğu kurumsal taraftan olmak üzere) ekosisteme girmiş oldu. Bu hacimli para akışından sonra ise ATH seviyelerinin yenilenmesi ise gelecek adına da bize fikir oluşturacak ve bir ön gösterim sunacak niteliklte olabilir. Bitcoin, Ethereum, Solana ve XRP gibi kabul edilen ETF’ler dünyanın en büyük varlık yönetim şirketlerinden olan BlackRock, IBIT gibi taraflar tarafından yönetiliyor ve kurumsal paranın ise ilgisini çekiyor. Altcoin’ler adına yapılmış birçok ETF onayı hala beklemede bulunurken, Ethereum Staking onayının gelmesi gibi birçok katalizör de hala önümüzde bulunuyor. Ocak ayından itibaren SEC’nin bu gündemlere de hız vermesi beklenirken, diğer bir göze çarpan ve devrim niteliğinde olacak gelişme ise “Tokenizasyon ve RWA” olacak.
Kripto’da Yeni Dönem Devrimi: Tokenizasyon
Dijitalleşen dünya ve para düzeni sonrasında gözler artık hisse piyasalarına da çevrildi. Bu hisselerin, endekslerin ve finansal varlıkların dijitalize edilebileceği gibi gerçek dünya varlıkları (RWA) da bu dönüşümden etkilenecek gibi gözüküyor. JP Morgan, Fidelity ve BlackRock gibi birçok kurumsal varlık yönetiminin bu tokenizasyon ve kripto alım satımı aracılığı da yükseliyor ve gelecek sene bu sektöre büyük bir ilginin gelmesi ve bir çığır açması bekleniyor.
Diğer yandan stablecoin’lerin şirketler ve bankalar tarafından çıkarılmasının önü GENIUS Act ile açılmış oldu. Bu adımla da stablecoin hacmi oldukça yükselerek Hazine Bakanı Bessent’a göre 3 trilyon’a yakın bir varlığın daha sisteme girebilme ihtimalini doğuruyor. Bu noktada ise stablecoin üreticilerinin en sık kullandığı ağ olan Ethereum ve Solana gibi ağlara ise talebin artacağı yönünde bir beklenti oluşuyor.
Bitcoin ve Ethereum Yeni Senede Neler Getirecek
Bitcoin üç kere rekor tazelediği bu seneyi geçen senenin de altında bitirerek yatırımcılarını üzdü. Bunun en büyük sebeplerinden biri olarak sene sonu beklentilerinin çok yüksek olarak yatırımcılar tarafından benimsenmiş olması öne sürülürken, gelecek sene ise yeni rekorlarına devam etmesi için herhangi bir engel görülmüyor. Artık makro tarafta alacağımız GENIUS Act ve Market Clarity act gibi geçecek piyasa kuralları belirleyici regülasyon yasalarının onayları var. CLARITY Act’in Ocak ayında onaylanması beklenirken, bu sene özellikle de Mayıs ayında FED Başkanı değişimi ve faiz indirimleri gibi gündemlerden olumlu etkilenmesini bekliyoruz.
Ethereum adına ise seneyi oldukça sakin geçirirken, yaklaşık 4 yıldır aşamadığı ATH seviyelerini bu sene aşarak $4.000 seviyelerini geçmeyi başarmıştı. Bitcoin’e yaşanan düşüşten sonra tekrar geçen seneki seviyelerine gelen Ethereum, gelecek sene Bitmine CEO’su Tom Lee’ye göre $7.000-8000 seviyelerini rahatlıkla görebileceği iddia ediliyor. Stablecoin arzının artması ve en güvenilir ağ olarak işlem hacmini her geçen gün artıran Ethereum, bu konuda yüksek potansiyel barındırırken, tokenizasyonda da piyasaya yön verici olacaktır. Bu gibi gelişmeler ise gelecek seneye umutlu başlamamızı sağlıyor.
Sene boyunca gelişmeleri size aktardık ve analizlerimizle hep yanınızda olduk. Gelecek sene de Kriptrade olarak bütün gelişmelerde yanınızda olacağız. Yeni senenin tüm yatırımcılarımız adına bol kazançlı, sağlık ve mutluluk getiren bir yıl olmasını dileyerek. Gelecek yıl da yatırım serüveninizde yanınızda olmaktan mutluluk duyacağız.

